Aylık Arşiv: Temmuz 2019

  • 0

Bylock nedir? Ne değildir?

Türkiye’de on binlerce insan “ByLock Mesajlaşma Uygulaması”nı indirdiği için tutuklu durumda. Erdoğan hükümeti, bu uygulamayı kullanmayı “silahlı terör örgütü üyesi olmak” için yeterli delil olarak görüyor. Öğretmenler, gazeteciler, sanatçılar, hukukçular, akademisyenler ve hatta futbolcular dahil on binlerce insanın işlerini kaybetmelerine ve tutuklamalarına gerekçe gösterilen “ByLock” Türkiye’deki kitlesel tutuklamalar için bulunan kullanışlı bir aparat mı, yoksa gerçekten bir suç makinesi mi?

Bu konuda Human Rights Defenders tarafından hazırlanan son raporla, dünya genelinde Google Play ve iTUNES gibi sanal marketlerden 500 binden fazla kişi tarafından indirilen bir mesajlaşma uygulamasının nasıl kriminalize edildiği tüm yönleriyle inceleniyor.

Gerek MİT ve Emniyet, gerekse adli merciler ve yandaş basın tarafından ortaya atılan iddialardaki yalan ve çelişkiler uluslararası saygın teknoloji kurum ve uzmanlarınca hazırlanan raporlar ile gözler önüne seriliyor.

Bu bağlamda rapor, Uluslararası bir Bilgi teknolojileri (IT) firması olan FOX-IT tarafından düzenlenen kapsamlı rapordan yaptığı alıntılarla, MİT incelemesinin, “adli ilkelere bağlı olmadığını ve bu nedenle adli inceleme olarak görülmemesi gerektiği”, “Çelişkili ve asılsız tespitler, nesnellik ve şeffaflıktan uzak olunması nedeniyle MİT soruşturması temelde kusurlu olduğu” gibi önemli tespitlere de yer veriyor.

Ayrıca ByLock verilerinin yasa dışı yollarla elde edildiği, uluslararası hukuk mercileri ve Türk devlet organlarının itiraf niteliğindeki resmi açıklamaları ve kararları ile ortaya konuluyor. 16. Ceza Dairesi’nin ByLock’un delil kabul edilebileceğine dair kararı da teknik ve hukuki açıdan incelerek, tamamen İstihbarat faaliyeti çerçevesinde elde edilen ByLock kayıtlarının Ceza Muhakemeleri Kanunu gereğince hukuka uygun delil olmadığı tespiti yapılıyor.

Aynı zamanda Anayasa ile koruma altına alınan hakların da aleni şekilde yok sayıldığı hukuki analizler ve örnek dosya incelemeleri ile tespit ediliyor.

Freedom House’nin 2017 Türkiye İnternet Raporunda binlerce akıllı telefon kullanıcısının sadece bir kriptolu mesajlaşma uygulaması olan ByLock’u indirdikleri için tutuklanmalarının eleştirildiğine de çekilerek, uygulamaların Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nde (AİHS) yer alan birçok maddesinin ihlal edildiği detayları ile anlatılıyor.

Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliğince hazırlanan rapor ve temsilcilerce yapılan açıklamalar ile ByLock hukuksuzluğunun uluslararası kamuoyunca da tepki topladığı ve Türk yargısının siyasi baskı aracı olarak kullanıldığının altı çiziliyor.

Yine bu doğrultuda raporda yer verilen, BM’nin Düşünce ve İfade Özgürlüğünün Korunması ve Geliştirilmesine Yönelik Özel Raportörü David Kaye’in “Sadece kriptolu bir uygulama kullanmanın bir suç olarak görülmeyeceğini” gibi açıklamaları dikkat çekiyor.

Uluslararası Af Örgütü’nün de “sadece ByLock yüklemenin, uygulama yüklendiği için bir suç olmaması gerektiği”ne dikkat çektiği aktarılıyor.

Tüm bu yönleri ile Rapor, ByLock’a dair bugüne değin hazırlanan en bütünlüklü inceleme özelliğini taşıyor.


  • 0

What is Bylock?

Tens of thousands of people in Turkey are arrested on account of having downloaded the “Bylock Secure Communication App”. The Erdogan regime regards the mere fact that one downloaded or used this app as sufficient evidence to incriminate him/her in terrorism charges.

Whether the Bylock App which constitutes the ground for detention of tens of thousands of people including teachers, journalists, artists, lawyers, academics, and even football players a handy pretext for mass arrests or a serious criminal finding is a question worthy of investigatory attention.

The latest report produced by the Human Rights Defenders, examines with a holistic approach how a communication app which could be downloaded from prevalent digital markets such as Googleplay or ITUNES, is exploited in such a way as to incriminate thousands of people. Lies manufactured and spread jointly by the Turkish Intelligence Agency (MİT), Police Forces, judicial authorities and pro-Erdogan news outlets have been revealed by international reputable forensic analysis firms and experts.

That being said, an international information technology firm (FOX-IT) concludes that the MIT report cannot be seen as a forensic analysis due to its utter disregard for forensic analysis principles. In its report, the FOX-IT follows that the MİT investigation is flawed in nature since it was conducted in a non-transparent and non-objective manner and it bases its conclusions upon conflicting and unfounded findings.

Besides, the latest report evinces that the Bylock data are gathered illegally and illegitimately, thanks to several international judicial reports as well as Turkish authorities’ confessionary statements and decisions.

Examining the ruling of the 16th Criminal Chamber of the Court of Cassation concluding that the Bylock findings are lawful evidence from a legal and technical perspective, the latest report identifies that the Bylock records which were retrieved within the scope of an intelligence work cannot be used in a court of law according the Turkish Criminal Procedural Law (CMK). The report also harbors legal opinions and case studies attesting to the fact that basic constitutional human rights were severely infringed due to the Bylock investigations.

The report brings attentions to the 2017 Freedom on the Net of the Freedom House which criticizes Turkey for arresting thousands of smart phone users for downloading a messaging app and which opines that basic human rights secured by the ECHR are violated.

The report also highlights that the Bylock has turned into a judicial mean of political oppression and this has created an outcry among international community and this tragedy has reflected to the reports written by the United Nations and European Union.

In the same vein, the statement by the UN Special Rapporteur on freedom on opinion David Kaye noting that the mere use of a cryptographic app cannot be deemed a crime is given space in the report. Lastly, the report refers to the basic conclusion of the International Amnesty that the mere downloading of an app cannot be criminalized.

All this aspects renders the report the most all-encompassing and comprehensive report which has ever been produced on the subject.