…………………… ait Apple iPhone telefonun gerçek ve geçerli IMEI numarası, telefonun arka kapak görüntüsünde de görüldüğü üzere, ……………..69’dur. Ancak suçlama iddiasında öne sürülen ve sorgu zaptında görülen numaralar olan “……………..61” ve “……………….36”;

  1. Geçerli IMEI numaraları değildir: Bu numaraların IMEI numaraları olabilmesi için 16 haneden oluşmaları gereklidir,

Bu numaralar 15 hane olup, 1’er hanesi eksiktir,

 

  1. Her iki numara  da telefonun 013845001598369 IMEI numarasından, en az 2 hane farklıdır.

Ayrıca tek SIM kart takılabilen iPhone telefonun sadece bir IMEI numarasının varolması mümkündür.

Buna ek olarak;

  1. Telefonun 5271 sayılı CMK’nun 134. maddesine uygun olarak yedeğinin alınmadığı,
  2. Telefon üzerinde inceleme yaptırılarak ByLock adlı yazılımın kurulu olduğunun tespit edilmediği,
  3. Telefon üzerinde inceleme yaptırılarak ByLock adlı yazılımın telefona sonradan müdahale edilerek yüklendiği iddiasının geçerli olabilmesi için telefonda “JailBreak” işleminin yapılmış olduğunun tespit edilmediği,
  4. IMEI numarasındaki hatanın dikkate alınmadığı

anlaşılmaktadır.

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun “Bilgisayarlarda, Bilgisayar Programlarında ve Kütüklerinde Arama, Kopyalama ve El koyma” konusunu düzenleyen 134. maddesine uygun olarak ………….. ait telefonda bir veri araştırmasının adli birimlerce yaptırıldığı meçhuldür ve sayısal ortamda bulunması olası izlerden delil elde edilmediği anlaşılmaktadır.

Diğer bir deyişle, 31/01/2017 tarihli İstanbul Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şube Müdürlüğü’nde hazırlanan Şüpheli İfade Tutanağındaki suçlamaya dayanak olan hatalı teknik varsayımların aynen kabul edilerek, işlendiği iddia olunan fiille kişi arasında illiyet bağı kurulduğu anlaşılmaktadır.

İnternet ortamına erişimin kesintisiz ve sürekli olmadığı göz önüne alındığında, İnternet üzerinden bir fiilin hangi zaman veya zaman aralıklarında işlendiğinin de tespit edilebilmesi gereklidir. Bu gereklilik İnternet üzerinden işlenen suçların anında müdahale ile engellenmesi için hayati önemdedir. Ancak suçlama iddiasında, fiilin hangi tarihte veya tarih aralıklarında işlendiği de noksandır.

Eldeki bilgi ve incelemeyle elde edilen bulgular, işlendiği iddia edilen fiil hakkındaki delillerin hatalı ve suçlama için yetersiz olduğuna işaret etmektedir.

ByLock uygulamasının 46.166.164.181 IP adresinde 443 numaralı portta çalışan uygulama sunucusuyla bağlantı kurduğu tespit edilmektedir.

  1. Atılı suç iddiasının ispatı için fiilin işlendiği iddia edilen tarihte veya tarih aralıklarında;
  2. BTK kayıtlarından abonenin erişim sağlayıcı tarafından atanan IP adresinden 46.166.164.181 IP adresine 443 numaralı (HTTPS) porta bağlantı kurulup kurulmadığının,
  3. Erişim sağlayıcı kayıtlarından abonenin 46.166.164.181 IP adresine 443 numaralı porta bağlantı kurup kurmadığının sorularak detaylı iletişim tespiti raporlarının alınması şarttır ve bu raporların “ByLock Kullanıcılarının Tespit Edilmesinde Geçerli Yöntem” bölümünde anlatılan hususlara dikkat edilerek irdelenmesi gereklidir.

Ayrıca, belirli tarihlerde kişinin bilinen fiziksel konumuyla eşleştirilebilecek şekilde telefonun nerede kullanıldığını gösteren baz istasyonu ve HTS kayıtlarının çıkarılması da maddi gerçeğin açığa çıkmasında olumlu sonuç vereceği kanaatindeyim.

 

Yukarıdaki metne Word dosyası olarak aşağıdaki linkten ulaşılabilir…

BYLOCK İMEİ NUMARASI RAPOR

Read 1412 times

"BYLOCK un DELİL HÜKMÜ YOKTUR" - ‎EMEKLİ ASKERÎ HAKİM DR. ÜMİT KARDAŞ

 

Emekli Askerî Hakim Dr. Ümit Kardaş ile Yeni Asya Gazetesinden ÜLKER YILMAZ CABA ile yaptığı söyleşiden bylock un delil vasfına ilişkin bir kesit Soru : Hukuk devletinde hür, bağımsız ve tarafsız yargı organlarının yetki alanındaki süreçlerin MGK ve MİT gibi kurumlarca yönlendirilmesi söz konusu olabilir mi? ‎cevap : ‎YCGK’nın Bylock ile ilgili aldığı karar hukuki olmayıp, MİT’in düzenlediği sadece isim bildiren listeleri delil olarak kabul etmek tüm ceza muhakemesi hukuku birikimini yok etmek demektir. Kişilerin bu program üzerinden örgütün hangi üyeleriyle görüştüğü ve bu konuşmaların içeriğinin ne olduğunun ortaya konulması gerekir. Kaldı ki bu içerikler hakim kararına dayalı olarak dinlenilmemiş olduğundan açıklansalar da hukuka aykırı delil oluştururlar. İletişimin hakim kararıyla dinlenilmesi durumunda dahi bu deliller asli delil olamaz. Ancak kuvvetli delillerin yanında ikincil, destekleyici delil olurlar. Sadece Bylock uygulamasını ya da banka hesaplarını, çalışma yerlerini, yazıları gerekçe göstererek mahkumiyete gidilebiliyorsa bu bizi yargısal süreçle ilgili endişelere, güvensizlik duygusuna götürür.

Emekli Askerî Hakim Dr. Ümit Kardaş

İstihbarat yargıyı yönlendiremez https://t.co/5p4kqTxNd7 https://t.co/igC0Xe93wV RÖPORTAJ: ÜLKER YILMAZ CABA Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.

Top