RAPOR’da “3.3 ByLock Uygulamasına İlişkin Açık Kaynak Tespitleri” başlığı altında;

“Tüm çalışmalarda bilinçli veya bilinçsiz ‘indirme’ değil kullanma durumu irdelenmiştir. Dolayısıyla, muhtelif indirme rakamlarından ziyade, anılan uygulamaya ‘kayıt olmuş’ kullanıcıların esas alınması gerekmektedir.” denilmektedir (Sayfa 15,16),

 

“İndirme”nin önemli olmadığı, “kullanma” durumunun önemli olduğu vurgulanmış ve kullanmak = uygulamaya kayıt olmak şeklinde bir tanım yapılmıştır.

Ancak kullanmak fiili iyi tanımlı değildir. Üzerinde düşünülmesi gereken bir konudur. Bir uygulamayı kullanmak o uygulamaya kayıt olmaktan ibaret değildir. Örneğin ByLock için kullanmak kelimesi “uygulama üzerinden en az bir kez mesaj atmış ve/veya almış, ya da en az bir başarılı sesli görüşme yapmış olmak ” şeklinde tanımlanabilir.

RAPOR’da;

Uygulamaya Kayıt Olan Kullanıcı Sayısı =215.092

En Az 1 Kez Mesaj Atmış ve/veya Almış Şahıs Sayısı =60.473

Uygulamayı Sadece Sesli iletişim için Kullanan Şahıs Sayısı =46.799

şeklinde istatistik verilmiştir [Sayfa 56]. (Tablonun gidişatından buradaki “şahıs” kelimesi ile “kullanıcı” kastedildiği düşünülmektedir.)

Yukarıdaki örnek tanıma göre ByLock kullanan kullanıcı sayısı 107.272 olarak bulunur. Bu durumda bile, birden fazla kullanıcı hesabına sahip olanlar ile (exception ya da call_history tablosu incelenerek) hiç başarılı sesli görüşme yapamayanlar sayıdan düşülmelidir.

Bu arada RAPOR’da sesli görüşme içerikleri ile ilgili hiçbir veri ve çalışmadan söz edilmemiştir.

İçerik çalışması sadece mesaj/mail trafiği olan 60.473 kullanıcı ile ilgilidir. Dolayısıyla basına yansıyan 122.000 kişilik güncel ByLock listesindeki [Dişkaya, Neşet. 122 bin kişinin telefonunda ByLock çıktı. HaberTürk. [Çevrimiçi] Mart 2017. [Alıntı Tarihi: 13 Mart 2017] http://www.haberturk.com/gundem/haber/1408800-122-bin-kisinin-telefonunda-bylock-cikti] kişilerin en azından 61.527’si hakkında kesinlikle içerik çalışması yoktur. Bu konu daha sonra ayrıntılı olarak ele alınacaktır.

Ayrıca RAPOR’da indirmenin masum olduğu ve irdelenmemesi gerektiği söylenmesine karşın, teknik incelemelerde cihazlarında ByLock izine rastlanan şahısların -listelerde olmasa bile aylardır tutuklu bulunduğu ve bunun somut delil sayıldığı bir gerçektir.

Read 1049 times

"BYLOCK un DELİL HÜKMÜ YOKTUR" - ‎EMEKLİ ASKERÎ HAKİM DR. ÜMİT KARDAŞ

 

Emekli Askerî Hakim Dr. Ümit Kardaş ile Yeni Asya Gazetesinden ÜLKER YILMAZ CABA ile yaptığı söyleşiden bylock un delil vasfına ilişkin bir kesit Soru : Hukuk devletinde hür, bağımsız ve tarafsız yargı organlarının yetki alanındaki süreçlerin MGK ve MİT gibi kurumlarca yönlendirilmesi söz konusu olabilir mi? ‎cevap : ‎YCGK’nın Bylock ile ilgili aldığı karar hukuki olmayıp, MİT’in düzenlediği sadece isim bildiren listeleri delil olarak kabul etmek tüm ceza muhakemesi hukuku birikimini yok etmek demektir. Kişilerin bu program üzerinden örgütün hangi üyeleriyle görüştüğü ve bu konuşmaların içeriğinin ne olduğunun ortaya konulması gerekir. Kaldı ki bu içerikler hakim kararına dayalı olarak dinlenilmemiş olduğundan açıklansalar da hukuka aykırı delil oluştururlar. İletişimin hakim kararıyla dinlenilmesi durumunda dahi bu deliller asli delil olamaz. Ancak kuvvetli delillerin yanında ikincil, destekleyici delil olurlar. Sadece Bylock uygulamasını ya da banka hesaplarını, çalışma yerlerini, yazıları gerekçe göstererek mahkumiyete gidilebiliyorsa bu bizi yargısal süreçle ilgili endişelere, güvensizlik duygusuna götürür.

Emekli Askerî Hakim Dr. Ümit Kardaş

İstihbarat yargıyı yönlendiremez https://t.co/5p4kqTxNd7 https://t.co/igC0Xe93wV RÖPORTAJ: ÜLKER YILMAZ CABA Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.

Top