Platform for Peace and Justice (Barış ve Adalet Platformu) isimli uluslararası site ByLock uygulamasının keyfi tutuklamalar için bir araç olarak kullanıldığı konusunda rapor yayınladı. Barış, adalet, demokrasi, hukukun üstünlüğü ve insan hakları konularını izleyen ve bu alanlarda ki gelişmeler hakkında raporlar hazırlayan Platform bu alanda uzman akademisyen, gazeteci, hukukçu ve sivil toplum aktivistlerinden oluşuyor.

Sitenin hazırladığı raporda 5000 üzerinde hâkim ve savcının işten atılması, bunlardan aralarında iki Anayasa Mahkemesi, 200 yüksek mahkeme ve 5 Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu üyesinin de bulunduğu 3000’den fazlasının hapse atılmasından sonra adalet ve mahkemelerin kurban edilmesinin çok daha kolay olduğu belirtildi.

ByLock uygulamasının delil olarak değerinin incelendiği raporda uygulamanın bulunmasına yönelik bilgilerin nasıl elde edildiğinin hayati derecede önemli olduğu belirtildi. On binlerce insanın sözde silahlı terör örgütüne üye olmakla suçlandığı iddianame ve kararlarda bu önemli hususun asla açıklanmadığı ve sadece söz konusu uygulamanın indirilmiş olmasından bahsedildiği belirtiliyor. Bunun yerine MİT tarafından özel yöntemlerle elde edilen demekle yetiyor. Ancak hukuki değerlendirme açısından şuan Türkiye’de geçerli olan usul kurallarına göre bile hukuki yöntemlerle elde edilmeyen bu tür bilgi, teknik rapor ve özel istihbarat yöntemleriyle elde edilen bulguların mahkemelerde delil olarak kullanılamayacağı belirtiliyor. Daha da ötesi tüm bu kişilerin bu uygulamayı kullandıkları kabul edilse bile bunun sadece MİT’in kanunsuz yollardan veri tabanlarını kırdığını ispatlayacağı belirtiliyor.

ByLock uygulaması konusunda detaylı bilgi de verilen raporda uygulama hakkında toplanan sözde deliller, bunların hukuki durumu ve suçlamalar hakkında geniş bilgi veriliyor.

Raporun tamamına ulaşmak için tıklayınız…

Read 625 times

"BYLOCK un DELİL HÜKMÜ YOKTUR" - ‎EMEKLİ ASKERÎ HAKİM DR. ÜMİT KARDAŞ

 

Emekli Askerî Hakim Dr. Ümit Kardaş ile Yeni Asya Gazetesinden ÜLKER YILMAZ CABA ile yaptığı söyleşiden bylock un delil vasfına ilişkin bir kesit Soru : Hukuk devletinde hür, bağımsız ve tarafsız yargı organlarının yetki alanındaki süreçlerin MGK ve MİT gibi kurumlarca yönlendirilmesi söz konusu olabilir mi? ‎cevap : ‎YCGK’nın Bylock ile ilgili aldığı karar hukuki olmayıp, MİT’in düzenlediği sadece isim bildiren listeleri delil olarak kabul etmek tüm ceza muhakemesi hukuku birikimini yok etmek demektir. Kişilerin bu program üzerinden örgütün hangi üyeleriyle görüştüğü ve bu konuşmaların içeriğinin ne olduğunun ortaya konulması gerekir. Kaldı ki bu içerikler hakim kararına dayalı olarak dinlenilmemiş olduğundan açıklansalar da hukuka aykırı delil oluştururlar. İletişimin hakim kararıyla dinlenilmesi durumunda dahi bu deliller asli delil olamaz. Ancak kuvvetli delillerin yanında ikincil, destekleyici delil olurlar. Sadece Bylock uygulamasını ya da banka hesaplarını, çalışma yerlerini, yazıları gerekçe göstererek mahkumiyete gidilebiliyorsa bu bizi yargısal süreçle ilgili endişelere, güvensizlik duygusuna götürür.

Emekli Askerî Hakim Dr. Ümit Kardaş

İstihbarat yargıyı yönlendiremez https://t.co/5p4kqTxNd7 https://t.co/igC0Xe93wV RÖPORTAJ: ÜLKER YILMAZ CABA Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.

Top