Ergenekon Davası’nın nasıl bozulduğunu hatırlattı: ByLock verileri delil olamaz.

  • 0

Ergenekon Davası’nın nasıl bozulduğunu hatırlattı: ByLock verileri delil olamaz.

“Hukukçu Dr. Ufuk Yeşil ByLock verilerinin delil olamayacağını ifade etti. Yeşil, Yargıtay 16. Ceza Dairesi’nin Ergenekon kararına atıf yaparak hakim kararı olmadan elde edilen verilerin delil niteliği taşımayacağını belirtti.

Bu çalışma, ByLock mağduru tüm vatandaşların bütün itiraz süreçlerinde kullanabilecekleri faydalı bir çalışmadır.”

Bilgisayar, programları ve veri tabanlarından (kütüklerinden) delil elde edilmesiyle ilgili Yargıtay 16. Ceza Dairesinin, Ergenekon kararından bir bölüm (21.04.2016 tarih, 2015/4672 E., 2016/2330 K. sayılı karar):

“CMK’nın 134. maddesi uyarınca arama kararı, Cumhuriyet savcısının istemi üzerine hakim tarafından verilir. Diğer koruma tedbirlerinin aksine, suçüstü veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde dahi Cumhuriyet Savcısı bu kararı veremez.

Cumhuriyet Savcısı tarafından, gecikmesinde sakınca bulunan hal gerekçesiyle verilen arama kararına istinaden yapılan aramada elde edilen dijital delillerle ilgili sonrasında hâkim tarafından el koymanın onanması ve CMK 134. madde uyarınca incelenmesi kararı verilse dahi, bu kararlar, savcı emri ile yapılan aramada elde edilen delilleri hukuka uygun hale getirmez. 

Zira ceza muhakemesinde, ancak hukuka uygun yollarla elde edilmiş deliller soruşturma ve yargılamaya konu edilebilir, aksi halde, kanunda öngörülen usullerden birine dahi uyulmaması durumunda, elde edilen delil “kanuna aykırı delil” olacak ve herhangi bir hukuki anlam içermeyecektir.”

Acaba, CMK’nın 134. maddesini Ergenekon davasında olması gerektiği gibi yorumlayıp, Cumhuriyet savcısının emriyle yapılıp daha sonra hakim onayına sunulan delilleri bile kanuna aykırı bulan Yargıtay, konu ByLock olunca sanki önceki kararı kendisi vermemiş gibi, hiçbir adli kolluk görevi bulunmayan MİT’in elde ettiği ve elde edilmesinden 11 ay sonra Cumhuriyet Başsavcılığına teslim edilen ByLock bilgilerinin elde ediliş şeklini CMK’ya uygun bulmuş ve arama kararı olmamasına rağmen, daha önce emsali görülememiş şekilde Cumhuriyet Başsavcılığının, sulh ceza hakimliğinden elde edilen dijital materyal üzerinde kopyalama işlemi yapılması için talepte bulunmasını da “Geçmişe dönük arama” olarak kabul etmiştir.

Ayrıca, CMK’nın 288/2. maddesinde belirtildiği üzere, bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır ve 16. Ceza Dairesi ve Ceza Genel Kurulu, CMK’nın 134. maddesini yanlış uygulamak suretiyle hukuka aykırı karar vermişlerdir.

Yargıtay’ın, Ergenekon kararında belirttiği hususlardan hareketle şunu söylemekte yanlış olmayacaktır; elde edilme yöntemi tamamıyla CMK’ya aykırı olan bir delili, Yargıtay’ın hukuka uygun kabul etmesi hukuki hale getirmez ve yapılan bu kabulün hiç bir hukuki karşılığı ve anlamı yoktur.

Ufuk Yeşil’in ilgili ‘Tweet Flood’u: