MİT ByLock içeriği bulamayınca üretmeye başladı

  • 0

MİT ByLock içeriği bulamayınca üretmeye başladı

Aktifhaber internet sitesinin haberine göre, ByLock içeriği ortaya koyamayan MİT’in Cemalettin Çelik başkanlığında bir ekip ile TİB’in eski binasında ByLock yazışması üretmeye başladığı ortaya çıktı. OHAL döneminde muhalif isimlerin hapse tıkılması için en kullanışlı araç Bylock fişleme listeleri olmuştu.

Ceza soruşturmalarında delil olarak kullanılması mümkün olmayan Bylock listeleri, tüm hukuk kuralları yok sayılarak savcılıklarca bir numaralı delil kabul ediliyor ve söz konusu istihbari verilere dayanılarak tutuklama yapılıyor.

Mevcut hukuk sistemine göre haberleşmenin gizliliği esastır ve vatandaşın haberleşme faaliyetleri gerekli yasal izinler alınmadan hiçbir kaydı şart altında izlenemez. Mit yaptığı Bylock çalışmasında Bylock kullanıcılarına ilişkin detaylı verileri nereden bulduğunu açıklamaktan imtina ederek, çeşitli istihbari kaynaklardan elde edilen veriler deyip geçiştiriyor. Ancak savcılıklar yasa dışı delillerle işlem yapmaktan çekinmiyor.

Mahkemede çökünce yeni listeler uyduruluyor

Yargılama sürecinde tutuklular Bylock’la ilgili haklarındaki delilleri isteyince mahkemelere sadece tek satır Excel çıktısı sunuluyor. İsim, numara ve IMEİ’den oluşan. Bunun nasıl suç unsuru haline getirileceğini düşünmek ise mahkemelere kalıyor.

İşte bu noktada mahkemeler sonuçta ihalenin kendilerine kalmaması için Emniyet ve MİT’e yoğun biçimde yazı göndererek baskıya başladı. MİT’in bulduğu formül ise Bylock fişleme listelerini aratacak bir hukuksuzluk şeklinde oldu.

İçerik yazıyorlar

Mahkemelerin ısrarlı isteğine rağmen bir yılı aşkın zamandır Bylock içeriği sunamayan MİT, aniden çamur medyası üzerinden kurgu içerikler paylaştı. Bir zamanlar yayınlanan Fuat Avni ile CHP’li vekil Umut Oran arasındaki twit yazışmalarına benzer içerikler bunlar. MİT sözkonusu içerikleri uydururken 140 karakter sınırını aşmış ve fena çuvallamıştı.

Cemalettin Çelik’in fason içerik üretim ekibi

Şimdi de benzer biçimde Bylock yazışmaları uydurmak için bir ekibin kurulduğu belirtiliyor.

Bunun için KHK ile lağvedilen TİB başkanlığının İncek’teki eski binasına yüze yakın trol yerleştirilmiş durumda. Öyleki piyasadan eli iş tutar kendilerince güvenilir kimseler vatan millet edebiyatı yapılarak part time ücretlendirilecek şekilde kampa alınıp çalıştırılıyorlar. Söz konusu çalışmalar TİB’in lağvedilmeden önceki son başkanı olan ve son atamalarda devlet düzeninin yıkımına yönelik üstün katkılarına karşılık olsa gerek MİT’te teknik müsteşar yardımcılığına getirilen Cemalettin Çelik’in koordinesinde yapılıyor. Yapılan tüm harcamalar da her zaman olduğu gibi örtülü ödenekten karşılanıyor.

Üretimde kullanılan metod

Bylock içeriği olarak kurgulanan fason içerikler için ise kişilerin dosyasındaki veriler kullanılıyor. Telefon rehberindeki kişiler, tutuklanıp cezaevine konulan tutukluların işkenceyle itiraf adı altında zorla imzalatılan ifadeleri, kişilerin özel mail yazışmaları, el konulan şirketlerin veritabanlarından elde edilen yazışmalar, SMS’ler, whatsapp ve viber gibi uygulama içi mesajları, MİT ve Emniyet’in kişiler hakkındaki dosyaları alınıp, üretilen Bylock yazışmalarının içeriğine serpiştiriliyor. Böylece yarı doğru yarı yalan yazışma exelleri oluşturuluyor. Şimdilik medyaya servis edilen bu yazışmalar, kamuoyu hazırlandıktan sonra mahkemelere gönderilmeye başlanacak.

MİT mahkeme kararı almadan işlem yapamaz

Mahkemelerin terör dosyalarına ilişkin olarak Mit’ten veri isteyebileceği hususu ilgili kanunlarda yer alıyor. Yapılan hukuksuz işlemlerde bu hukuki dayanak baz alınıyor. Pekiyi Mit haberleşmenin izlenmesi, dinlenmesine yönelik mahkeme kararı almadan herhangi bir vatandaşın telefonunu dinleyebilir mi, verilerini takip edebilir mi? Bu sorunun cevabı: Hayır… Mahkeme kararı olmadan dinlerse işte tam da bugün yaşanan kargaşa ortamı oluşur. Zira Bylock verilerinin temininde istihbarat kurumunca hiçbir mahkemeden karar alınmamıştır.

Bu sebeple Mit tarafından mahkemelere sunulan Bylock ile ilgili tüm veriler hukuksuzdur ve yoklukla malüldür. Bu gerçeği konuyla ilgili olan herkes gayet iyi biliyor.

Fişlemeye göre liste gelişiyor

Bylock’la ilgili önce Başbakan Binali Yıldırım “50 küsur binlik liste var” deyip ilk çıkışı yaptı. Sonra sayı 120 bin oldu. Sonra 105 bine düşürüldü. Ardından ilk rakamın beş katına çıkartılarak liste 250 bin kişi oldu.

Asyalısından Amerikalısına, siyahisinden sarışınına, çocuğundan yaşlısına kim olursa istediği zaman dilediği yerde Apple ve Google playstorelardan yani resmi kanallardan edinebildiği bir program, devlet aygıtı tarafından terör örgütü üyeliğini gösterir bir numaralı karine olarak damgalandı.

Tuşlu telefonlardan ByLock çıktı

Adımlar fişleme listelerine göre atıldığı için yargı aşamasında Bylockla ilgili garabetler tek tek ortaya çıkıyor. Hayatında hiç akıllı telefon kullanmamış 70’lik amcaların Bylock kullandığı, IMEI numaralarının hatalı, eksik ya da hiç olmadığı tek tek mahkeme kayıtlarına giriyor.

Haberin Kaynağı İçin tıklayınız…